Nesnelerin İnterneti (IoT) IV: Akıllı Ev Teknolojileri

Yazar: Isil Arikan ,
Nisan 07, 2018
Nesnelerin İnterneti (IoT) IV: Akıllı Ev Teknolojileri


İsveçli mimar Le Corbusier’in 1923 yılında “içinde yaşadığımız makineler” olarak tanımladığı evler bugün artık gerçeğe dönüyor. Ki aslında ünlü mimarın o yıllarda bugünkü akıllı evleri öngörerek böyle bir cümle kurmuş olması biraz gerçekdışı gibi geliyor kulağa. Kendisi içinde yaşanılan makineler derken her ne hayal etmiş olursa olsun takip eden yıllarda elektriğin günlük hayatta kullanımı –çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, elektrikli süpürgeler gibi- ev işlerinde büyük oranda zaman ve enerji tasarrufu sağladı. Ardından transistörler ve sensörlerin devreye girmesiyle bu tarz ev elektronikleri limitli de olsa kendi kendini kontrol edebilir hale geldi. Örneğin termostatlı ısıtıcılar belirli bir oda sıcaklığına ulaşınca çalışmayı durduruyor, sıcaklık düşünce tekrar çalışmaya başlıyordu. Bugün için sıradan ve herhangi bir ilginç yanı olmayan bu teknoloji ilk kullanılmaya başlandığında bir devrim niteliğindeydi. Ve ardından, ancak bugünlere gelindiğinde tam otomatik, başka bir deyişle sınırsız otomasyona sahip evler hayal edilmeye başlanabildi. 1923 yılında yaşıyor olsaydık Le Corbusier’e muhtemelen “çılgın” gözüyle bakacaktık oysa şimdi, henüz sahip olmasak bile akıllı evler son derece mümkün, hatta olması gereken. Nesnelerin İnterneti sağolsun, herhangi bir ev elektroniğini uzaktan kontrol ederek yönetmek, cihazların birbirleriyle iletişim kurarak çalışmasını sağlamak veya daha da ötesi; bunu Makine Öğrenmesi (ML) ile kombine ederek cihazın kendi kendini gündelik rutinimize göre programlamasını sağlamak artık kolay ulaşılabilir bir hedef. Eğer fikir hoşunuza gittiyse biraz daha detaylarına inelim.

 

Akıllı Ev Nedir, Nasıl Çalışır? 

Mümkün olan en basit haliyle bir akıllı ev, içerisindeki elektrikli cihazların bir ağ aracılığıyla birbirine ve bir bilgisayarlı kontrol merkezine bağlı olduğu, uzaktan kontrol edilebilen veya belirli şartlar altında belirli görevleri otomatik olarak yerine getiren bir sisteme sahip evlerdir. Örneğin; evin ısıtma sistemini programlayarak belirli saatlerde çalışmasını ve durmasını sağlamak, veya sensörler aracılığıyla havanın karardığını ve aydınlandığını gören ışıklandırma sisteminin  kendi kendine çalışmaya başlaması ya da durması gibi. 

Aslında günümüzde pek çok ev “biraz” akıllı. Çünkü çoğu elektrikli ev cihazı belirli amaçlara yönelik sensörlere sahip. Yukarıdaki paragrafta verdiğimz örneklere ek olarak, sensörleri aracılığıyla odayı kendi kendine dolaşarak temizleyen robotic elektrikli süpürgeler, internet bağlantısı olan televizyonlar gibi cihazlar da bunun bir parçası. Bütün bunlar ev otomasyonunun bir parçası olmakla birlikte aslında hala “akıllı ev” sayılmaz. Akıllı ev konsepti bu teknolojiyi bir adım daha ileriye götürerek merkezi bir kontrol daha sağlıyor. Bu merkezi kontrolün görevi ise normalde şimdiye kadar biz insanların yaptığını yapmak. Başka bir deyişle evi, günlük hayat rutinini gözlemleyerek öğrenmek ve tüm bu cihazları artık bir insan müdahalesine gerek kalmadan doğru zamanda doğru şekilde çalışmasını sağlamak. Örneğin, pencelerden giren ışık miktarına göre panjur pozisyonunu ayarlamak, hareket veya ses dedektörleri ile eve geldiğinizi anlayarak gerekli odalarda ışık, müzik, ısıtma gibi sistemleri çalıştırmak veya evden ayrıldığınızda bu sistemleri durdurmak gibi. 

 

Akıllı Ev Sahibi Olmanın Faydaları ve Riskleri

Akıllı ev sistemlerinin ne olduğu ve ne olmadığı konusu netleştiğinde göre biraz da faydaları ve olası risklerinden bahsedelim. 

Tanımından da gayet rahat anlaşılabileceği gibi akıllı evler önemli oranda zaman tasarrufu sağlıyor. Zamanımızı artık ev işleri dışındaki sorumluluklara, sosyal görevlere veya eğlencelere, işe, hobilere ayırabileceğiz. 

Bunun dışında akıllı evler önemli oranda enerji ve kullanım maliyeti avantajı da sunuyor. Sadece gerektiğinde ve sadece gerektiği kadar açık kalan elektrikli cihazlar daha az elektrik veya doğal kaynak tüketiyor ve daha çevre dostu bir yaklaşımla çalışıyor. 

Ev güvenliği ise akıllı ev sistemlerinin bir başka getirisi. Sistemin ileri düzeydeki versiyonlarında evde yaşayan kişi veya kişileri ses, hareket veya yüzünden tanıyan sensörler sayesinde davetsiz misafirlere karşı alarm, polisi arama, ev sahibini arama gibi standart güvenlik donanımları da aktive edilebiliyor. 

Ancak akıllı ev sistemlerinin riskleri olması da kaçınılmaz ki günümüzde ön görülebilen en önemli risk de bilgi güvenliği. Sistemi kullanan tüm bireylerin kişisel bilgilerinin neredeyse tamamına (banka ve kredi kartı bilgileri, ses, parmak izi, yüz ve hareketler, günlük rutin gibi) sahip olmasını gerektiren kontrol merkezinin ne kadar kontrol altında tutulabileceği şimdilik teknoloji dehalarının üzerinde çalıştığı bir konu.

 

Akıllı Evler Gerekli Mi?

İşte bu konu bu yazıda net bir cevap veremeyeceğimiz tek konu. Akıllı evlerin sağladığı maliyet avantajı gerçekten ihtiyacınız olan şey mi? Bir ısıtma sistemini eve gelip bir düğmeye basarak çalıştırmak ne kadar zor olabilir, ya da müzik setini? Peki her şeyi otomasyona entegre edip zamandan kazanırken bunun karşılığında daha hareketsiz bir yaşam ve buna bağlı sağlık sorunları sahibi olma ihtimali var mı?    

Bunların hepsi aslında kişisel tercihler ve beklentilerle ilgili sorular. Akıllı ev sistemlerini kullanarak hayat kalitesini arttıran, tasarruf ettiği zaman ve parayı verimli bir şekilde kullanan kişiler olabileceği gibi bundan maddi veya manevi zarar görecekler de olacaktır. 

Nesnelerin İnterneti (IoT) serisindeki diğer yazılarımızı okumak için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz:
Nesnelerin İnterneti I: Giriş ve Tanımlamalar 
Nesnelerin İnterneti II: IoT Cihazları
Nesnelerin İnterneti III: IoT Uygulamaları
Nesnelerin İnterneti (IoT) V: Akıllı Şehirler 
Nesnelerin İnterneti (IoT) VI: Bağlantılı Arabalar 
Nesnelerin İnterneti (IoT) VII: Giyilebilir Teknolojiler 
Nesnelerin İnterneti VIII: Endüstriyel İnternet (IIoT)