5 Soruda Yaratıcı Ofis Dekorasyonu

Yazar: Isil Arikan ,
Ocak 11, 2018
5 Soruda Yaratıcı Ofis Dekorasyonu


Ofis denilince beyaz duvarlar, dosya dolapları ve kübik çalışma masalarından oluşan bir yerleşim, yaratıcı ofis denilince de Google, Facebook gibi şirketlerin içinde uyku kapsülleri olan, müzik dinlemek veya biraz eğlenmek için son model teknoloji ürünleriyle donatılmış köşeleri bulunan ya da izole bir ortamda çalışmak için yeşilli, çimenli, ağaçlı ofisleri olan mekanlar mı geliyor aklınıza? Böyle örnekler tabii ki var. Hatta benzerlerini uygulayabilirsiniz de. Ancak iki uç birbirinden bu kadar uzak olmayabilir. 

Yaratıcı ofis konsepti mutlaka uçlarda gezen bir tasarım olmak zorunda değil. Hem estetik ve şık, hem de çalışanların motivasyonlarını arttıran, yaratıcılıklarını ortaya çıkarmalarına yardımcı olan ofisler mümkün. Temel birkaç kritere dikkat ederek sizler de kurumunuzun çalışma ortamını güzelleştirebilir bu arada çalışanlarınızın motivasyonu ve performansına olumlu yönde etki edebilirsiniz. 

 

1.     Verimliliği Arttıran Yerleşim Planı Nasıl Olmalı?

Aklınıza hemen birbiriyle sık iletişim kuran departmanların ve kişilerin yakın konumlandırılması, printer ve bunun gibi cihazlara ulaşımın kolay olması verimliliği arttırmak için yeterlidir fikri geliyor mu? Aslında bunlar önemli kriterler ama ne derece yeterli olduğu tartışılır. 

Dekorasyonda seçilen masa ve sandalyelerin formundan ışıklandırmaya, kişisel mesafelerin korunmasından iklimlendirmeye kadar tüm detaylar çalışan verimliliği üzerinde önemli rol oynuyor. O yüzden yerleşim planı yaparken; 

-          Çalışanlara yeteri kadar kişisel alan bırakmak, ki bu minimumda 2 metre civarı,

-          İklimlendirmeyi konfor ve enerji seviyesini koruyacak olan 20-22 derece aralığında tutmak,

-          Çalışanların mesaisinin en az %70’ini geçirdiği sandalyeleri sit-stand modelleri arasından (yani ne aşırı rahat, ne de rahatsız, oturan kişiye her 90 dakikada bir hareket etme ihtiyacı hissettirecek) seçmek

verimliliği arttıran bir yerleşim planı için gerekli kriterlerden. 

 

2.     Renklerin Performansa Etkileri Nelerdir?

Mekan renklendirmesinin insanların psikolojisi üzerindeki etkileti bilimsel çalışmalarla kanıtlandı. Her bir rengin kişilerin prikolojisi üzerinde olumlu veya olumsuz etkisi var. Bu etkiyi yaratıcı ofis tasarımlarında (duvar veya dekorasyonda) kullanmak da ekiplerinizden istediğiniz şekilde performans almanıza yardımcı olacaktır. Bu konuda bazı renklerin etkileri ise; 

Beyaz: Bu rengin rahatlatıcı ve ferahlatıcı olması yanında hata yapmaya da etkisi büyük. O yüzden bembeyaz ofisler yerine başka renklerle birlikte kullanımı en verimli uygulama şekli. 

Yeşil: Yaratıcılığı arttıran renklerden birisi yeşil. Özellikle yaratıcılık gerektiren alanlarda uygulanması öneriliyor. 

Mavi: Gökyüzü ve denizi çağrıştıran bu renk aynı zamanda gerginlikleri de azaltıyor. Bu sebeple verimliliği arttıran bir renktir mavi. Yalnız aynı beyaz gibi aşırı dozda uygulandığında fazla sakinlikten dolayı verimlilik yerine verimsizliğe sebep olabiliyor. 

Sarı: İnsanların enerjisini arttıran bir etkisi olan sarı konsantre olarak çalışılması gereken iş kolları yerine, daha çok fikir alış verişlerinin, beyin fırtınalarının yapıldığı, enerjisi yüksek olması gereken alanlarda tercih edilebilir. 

Kırmızı: Öfke, tutku gibi duyguları çağrıştırsa da aslında çalışma ortamlarında kırmızı rengin ağırlıkta olması oraya bir ev sıcaklığı veriyor ve ortamın olduğundan daha sıcak algılanmasını sağlıyor. Müşterilerle temas edilen, misafir ağırlanan ofislerde yer yer kullanılması öneriliyor. 

 

3.     Işık Neden Önemli? 

 

Melatonin ve Seratonin ikilisini duymuşsunuzdur. Daha çok bilimsel bir yazının konusu olabilecek bu iki hormon insan vücudunun uyku ve uyanıklık döngüsünü yönetiyor. Gün ışığıyla birlikte salgılanan seratonin enerji ve mutluluk verirken, karanlıkta salgılanmaya başlayan melatonin de uyku sağlıyor. Dolayısıyla çalışanlarınız gün ışığından ne kadar faydalanırsa enerjileri ve pozitif ruh halleri o derece artıyor. Gün ışığının mümkün olmadığı saatlerde elbette ki suni ışıklandırma da faydalıdır ancak hiçbir ışıklandırma, ne kadar güçlü olursa olsun gün ışığı kadar etkili değil. Dolayısıyla iş ortamında, özellikle yüksek enerji ile çalışması gereken bölümler ve çalışanlar için gün ışığından maksimum faydalanabilmek önemlidir. 

 

4.     Dinlenme Alanları Ne Kadar Gerekli?

Google Ofisi’ndeki gibi çalışanların uzanıp akvaryum seyrederek dinlenebileceği alanlar elbette çok çekici. İsterseniz uygulayabilirsiniz de. Ancak bazı işverenlerin de çalışanların bu alanlardan ayrılmayacağı endişesi taşıması da çok normal. Özellikle yoğun çalışılan, mesai saatlerinin uzadığı ofislerde çalışanlara kontrollü bir şekilde kullanabilecekleri dinlenme alanları yaratmak sadece çalışan bağlılığını değil aynı zamanda verimliliği de arttırır. Ancak burada kritik nokta “kontrollü kullanım”. 

 

5.     Eğlence Alanları ve Aktiviteleri Ne Kadar Gerekli?

 

Yaratıcı ofis denilince çalışanların içinde bisiklet sürdüğü, Playstation veya bilardo oynadığı örnekleri düşünebilirsiniz. Ancak bunlar da artık yaygınlaşmaya başladı üstelik biraz abartı da bulabilirsiniz. Öte yandan çalışanlarınıza biraz kafa dağıtmak için daha basit eğlenceler sunabilirsiniz. Örneğin; küçük bir egzersiz alanı, belki birkaç dart oyunu ya da belki bir TV odası... Hatta bunları hiç yapmasanız, kedi, köpek gibi birkaç evcil hayvan bile bulundursanız çalışanlarınızın üzerinde son derece pozitif bir etki yaratacaktır. Kullanımı kontrollü olduğu sürece bu tarz alanlar ve aktiviteler özellikle yoğun çalışan kişilerin bir süre işten uzaklaşarak kafa dağıtmalarına ve dikkatlerini toplamalarına yardımcı olur.